Mardin’de, Bor Sanat ve Exit Kolektif işbirliğiyle düzenlenen Konuk Sanatçı Programı, bir yıl boyunca dört farklı dönemde, Mardinli bir sanatçı ile şehir dışından gelen deneyimli bir sanatçıyı atölye ortamında bir araya getiriyor. Zamanla kaybolmaya yüz tutmuş atölye geleneğini yeniden hatırlatan program, aynı zamanda Exit Kolektif bünyesinde kolektif üretim anlayışını güçlendirmeyi amaçlıyor. Program, Mardin ve çevresindeki sanat figürlerinin bir araya gelerek üretme arzusunu pekiştirip, bölgede dayanışma ve ortak üretim kültürünü şekillendiren bir değişim sürecini başlattı.
Mardin’de üretim yapan dört yerel sanatçı ile dört profesyonel mentorun bir araya geldiği proje, Beral Madra, Ebru Nalan Sülün ve Missem Canmutlu’nun liderliğindeki danışma kurulu tarafından seçilen sanatçılarla yürütülüyor. Yapılan değerlendirme sonucu Mardinli sanatçılar Mehmet Akan, Sidar Alışık, Ayşe Ceren Solmaz ve Rıdvan Aşar olarak belirlenirken, mentorlar ise Ahmet Öktem, Fulya Çetin, Serhat Kiraz ve Handan Börüteçene olarak atandı. Katılımcı sanatçılar yılda dört kere birer aylık dönemler halinde Exit Kolektif’in mekânında konaklıyor ve üretimlerini gerçekleştiriyorlar.
Mardin’in tarihî ve kültürel mirası, sanatçılara yalnızca yeni bir yaratım zemini sunmakla kalmıyor, aynı zamanda kolektif düşünme biçimini teşvik eden ve bu süreci pekiştiren önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Buna paralel olarak Exit Kolektif’in mekânı, yalnızca bir üretim alanı değil, farklı bakış açılarını bir araya getiren etkileşimli bir düşünsel alan işlevi üstleniyor. Atölye üretim sürecinde kurulan bağlar, sanatçılar ile Mardin toplulukları ve tarihi arasında derin bir kültürel etkileşim ve karşılıklı anlayışa dayalı güçlü bir iletişim köprüsü kuruyor.

Programın ikinci dönem sanatçıları Fulya Çetin ve Sidar Alışık oldu.
FOTOĞRAF: MEHMET ÇİMEN
“Siz de bizim gibi düşünüp, bize eklenmek ister misiniz?”
İlk dönem Mehmet Akan ve Ahmet Öktem’e yer veren Konuk Sanatçı Programı’nın ikinci dönem konukları Fulya Çetin ve Sidar Alışık oldu. Aralık ayı boyu süren bu dönem, Çetin ve Alışık’ın Mardin’i keşfettiği geziler ve atölye ziyaretleriyle başladı. Bu keşif sürecinde, mimarlık temelli çalışmalarıyla öne çıkan Mardinli sanatçı Sidar Alışık, kentin dokusunu Mardin’in en belirgin özelliği olarak gördü. Öte yandan, ekoloji ve sosyolojik meselelerle ilgilenen sanatçı Fulya Çetin ise, Mardin’in doğal yapısı ve spiritüel yönlerine yoğunlaştı. İki farklı odağa sahip iki sanatçı, ortak üretimlerini kente bakışları üzerinden şekillendirmeye karar verdiler.
ziyaretleriyle başladı. Bu keşif sürecinde, mimarlık temelli çalışmalarıyla öne çıkan Mardinli sanatçı Sidar Alışık, kentin dokusunu Mardin’in en belirgin özelliği olarak gördü. Öte yandan, ekoloji ve sosyolojik meselelerle ilgilenen sanatçı Fulya Çetin ise, Mardin’in doğal yapısı ve spiritüel yönlerine yoğunlaştı. İki farklı odağa sahip iki sanatçı, ortak üretimlerini kente bakışları üzerinden şekillendirmeye karar verdiler. Alışık bu unsurlarla uzun zamandır aşinaydı. Böylelikle, Çetin ve Alışık’ın “yeniden görme” ve “yeniden öğrenme” süreci başladı. Konuk Sanatçı Programı’nın ikinci dönemi, katılımcı iki sanatçının üretimleriyle sınırlı kalmadı. Fulya Çetin’in Exit Kolektif’te gerçekleşen “Kolektif Üretim Yolları ve Bir Deneyim” başlıklı söyleşide ifade ettiği üzere, iki sanatçının, “Siz de bizim gibi düşünüp, bize eklenmek ister misiniz?” çağrısı, bu sürecin farklı bakış açılarıyla zenginleşmesine katkı sağladı. Çetin, bu süreçle ilgili, “Karşı karşıya bakışmak var, bir de yan yana durup farklı bakışları içine alan bir hâl var,” diyor. Böylelikle, iki sanatçı arasındaki ortak üretim, zamanla kolektife açılan bir kapı oldu.
Atölye geleneğini tekrar hatırlamak ve yeniden yorumlamak
Geleneksel usta-çırak ilişkisine dayanan atölye yapısının aksine, programın ikinci döneminde kolektif işbirliği, eşitlik ve dayanışma ön plandaydı. Alışık ve Çetin, hem pratik hem de teorik açıdan bir arada çalışarak, karşılıklı öğrenme ve deneyimleme sürecini paylaştı. Böylelikle atölye ortamı yalnızca fiziksel bir alan olmanın ötesine geçerek, dayanışma ve işbirliği temelli bir alana dönüştü.
Çetin, program kapsamındaki mentorluk rolüyle ilgili, hiyerarşik bir yapı dayatmak yerine karşılıklı anlayış temelinde bir paylaşım süreci oluşturduklarını vurgularkenz, bu süreçten kendisinin de çok şey öğrendiğinin altını çiziyor. Sidar, mimarlık kökenli bir sanatçı olarak farklı disiplinlerle çalışmanın üretim sürecine kattığı zenginliği, Fulya ise kolektif deneyimlerden gelen bir sanatçı olarak, öğreticilik anlayışını yeniden gözden geçirdiğini ifade ediyor. Her iki sanatçı için de bu süreç, dayanışma ve ortak paylaşım odaklı bir yaratım süreci olarak şekillendi.
Kolektif olmanın yolları
Exit Kolektif bağlamında kolektif olmanın en önemli unsuru, yalnızca birlikte üretmek değil; aynı zamanda birbirinin fikirlerine saygı duymak ve dinlemek anlayışıyla şekilleniyor. “Yaptığın şeyin eser olma hali kırılmalı,” diye ifade eden Çetin, kolektif düşünme sürecinin her bireyin katkısını içeren dinamik bir etkileşim gerektirdiğini vurguluyor. Bu süreçte, bir sanatçının eserine başkasının fikirlerinin müdahale etmesi, çalışmanın dönüşmesine ve farklı bakış açılarını birleştirmeye olanak tanıyor.
Sanatın atölye ortamının ötesinde, yaşamın her anında şekillendiğini savunan bir kolektif anlayış doğrultusunda, birlikte yemek yapmak, yardımlaşmak gibi günlük ritüellerle sanat pratiği iç içe geçiyor. Böylece, kolektif bir ortamda üretim süreçleri birbirini besliyor ve zamanla daha geniş bir etkileşim ağının parçası haline geliyor.
Bu kolektif düşünme ve üretme süreci, Bor Sanat ve Exit Kolektif gibi yapılar tarafından desteklenerek, bir araya getirici dinamik bir harekete dönüşüyor.
Programın ilerleyen süreçlerinde neler olacak?
14 Ekim-14 Kasım tarihleri arasında düzenlenen birinci dönemde Mehmet Akan ve Ahmet Öktem’i, 1 Aralık-30 Aralık tarihlerindeki ikinci dönemde ise Fulya Çetin ve Sidar Alışık’ı ağırlayan Konuk Sanatçı Programı, 10 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Serhat Kiraz ve Ceren Solmaz’ı, 21 Nisan-21 Mayıs tarihleri arasında ise Handan Börüteçene ve Rıdvan Aşar’ı konuk etmeye hazırlanıyor.
Sanatçıların üretimleri, programın sonunda, mayıs ayında Exit Kolektif Sergi Alanı’nda düzenlenecek sergiyle sanatseverlere sunulacak. Sergiye paralel olarak da bir söyleşi programı gerçekleştirilecek.