Genç alıcıların sanat piyasasında günden güne daha görünür hale geldiği ve bu yeni kuşak temsilcilerin dijital dünyayla daha iç içe olan sanat kurumları görme talebiyle sanat sahnesinde demokratikleşme, ulaşılabilirlik ve hız odağında olan dönüşümünü artıracağı öngörülüyor. Bu doğrultuda, Türkiye’den yedi çağdaş sanat galerisinin katılımıyla gerçekleştirilen bu sektörel çalışma, Y ve Z kuşaklarının davranışlarını merkeze alarak sanat piyasasının yakın geleceğine dair paylaşımlar ve sentezler sunuyor. Elde ettiğimiz değerlendirmeler, bugünün ve yakın geleceğin ilgi çekici başlıklarını ortaya koyarken, ufuk açıcı odak alanlarıyla sanat kurumları ve sektör profesyonelleri için önemli ve başat gündemleri şekillendiriyor.
Sanat koleksiyonculuğunda genç kitlenin yükselişi
Günümüzde sanat koleksiyonculuğu, genç sanatseverlerin ve koleksiyonerlerin katılımıyla yeni bir dönem yaşıyor. Biz de galerilerin deneyim ve gözlemlerine dayanarak, genç sanat takipçilerinin sektöre etkisini ve sanat dünyasına olan katkısını inceledik. Bu kapsamda galeri temsilcilerine, “Müşteri portföyünüzün ne kadarı genç sanat takipçileri ve alıcılarından oluşuyor?” sorusunu yönelterek yanıt aradık.
.artSümer’in kurucusu Aslı Sümer, “Günümüzde genç sanatseverlerin koleksiyonerler arasında daha fazla yer almaya başladığını söyleyebiliriz. 40 yaş ve altı genç koleksiyonerlerin oranı galerimizde yüzde 30 civarındadır. Bu kesim, genellikle daha yeni ve deneysel sanatçılara yönelerek koleksiyonlarını oluştururken dijital platformları da sıkça kullanıyor,” diyor. Dijital dönüşümün etkisiyle sanat eserlerine erişim kolaylaşırken genç neslin yenilikçi yaklaşımı ön plana çıkıyor.

© ASLI SÜMER
Galeri 77’nin direktörü Buğra Uzunçelebi farklı bir perspektiften konuya yaklaşıyor: “Bu sorunun cevabı her galeriye göre değişiklik gösterir. Sanat alımı aynı zamanda bir bütçe meselesi... Genç sanatçıların nispeten uygun bütçeli eserlerini sunan bir galeriyseniz, genç koleksiyoner oranınız daha yüksek olabilir. Galeri 77 olarak yurtiçi ve yurtdışından hem kendini ispatlamış hem de genç sanatçılarla farklı bütçelere hitap edebilecek geniş bir portföye sahibiz. Koleksiyonerlerimizin yüzde 20-30’luk diliminin 40 yaş ve altı kişilerden oluştuğunu söyleyebilirim.”
Bir kurum olarak sanat galerilerinin tanımı, kuruluş amacı, hedef kitlesi, sanatçı portföyü ve uluslararası sahnedeki görünürlüğü gibi konular eşzamanlı değerlendirilmeli. Ayrıca galeri kurucusunun kimliği, çevresi ile sanatçılarının sosyal medya kullanımı ve erişilebilirliği gibi unsurların da genç ve potansiyel koleksiyoner oranını etkileyebilecek parametreler olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.
Galeri Nev İstanbul’un sanatçı ilişkileri sorumlusu Melissa Ece Köpük de “koleksiyoner kitlelerinin genç sanatsever oranın yüzde 20-30 civarı oluştuğunu” belirtiyor. Portföy çeşitliliğine bağlı olarak, galerilerin koleksiyoner profilleri de farklılık gösterebiliyor. Buradan yola çıkarak, genel bir genç koleksiyoner oranına ulaşmak için galerilerden daha detaylı bilgiler toplayarak kapsamlı bir çalışma yapmak daha doğru olacaktır.
“Sanatçının eserleriyle kurduğu bağ, sanatçının sosyal medya kullanımı ve sanatsal duruşuna duyulan ilginin bu tarz satın alımlarda etkili olduğunu düşünüyorum.”
Melissa Ece Köpük
SANATORIUM’un koleksiyoner ilişkileri yöneticisi Özhan Kakış ise koleksiyonerler arasındaki kuşak farkına dikkat çekiyor: “Şu an tanıdığımız koleksiyoner ailelerin bir alt kuşağı, daha bilinçli ve üst jenerasyondan farklı bir kaygıyla koleksiyon yapmaya başlıyor. Kurum olarak 40 yaş ve altındaki koleksiyoner oranlarının yüzde 20 civarlarında kalacağını” ifade ederken, bunun “ilerleyen yıllarda olumlu yönde değişeceğine inandığını” da ekliyor. Genç kitlenin, sanat eserlerine yönelik yaklaşımlarını şekillendiren sosyal ve ekonomik etkenlere özellikle dikkat çekmek gerekiyor. Bu dönüşüm konusunda ben de ümitli olan taraftayım; para politikaları ve finansal piyasaları olumlu yönde etkileyecek tüm gelişmeler her yaştan alım gücünü artıracaktır.
Gençlerin sanata olan ilgisindeki farklılıkları, Pg Art Gallery’nin direktörü Esengül Çelik, şu sözlerle dile getiriyor: “Eğitim, popüler kültür ve kişisel gelişim gibi faktörler, gençlerin sanata olan ilgisini artırırken, aileler arasında yapılan koleksiyon aktarımları da genç kitlenin sanat koleksiyoncuları arasında yer almasına katkı sağlıyor. Bu trendin, sanat piyasasının ve toplumun genelinde sanata olan ilginin artması açısından olumlu bir etkisi olduğunu düşünüyorum.” Çelik, galerideki oranı yüzde 30-35 olarak paylaşıyor.

Pg Art Gallery 1993 yılında Bebek'te kuruldu.
PG ART GALLERY: © PG ART GALLERY
Büyükdere35 Art Gallery’den koordinatör Suay Aytaman da benzer bir görüş belirterek bu oranı yüzde 35 olarak ifade ediyor. Bu veriler, genç kitlenin artan ilgi ve etkisini ortaya koyuyor. İkinci nesil koleksiyonerlik dikkat çekici bir konu olarak öne çıkıyor. Ailelerde Y veya Z kuşağı temsilcilerinin benzer bir ilgi ve odakla mevcut koleksiyonu geliştirme güdüsünü sürdürüp sürdüremeyeceğini öngörmek gerçekten zor. Bununla birlikte toplama motivasyonunun da eserler gibi sonraki nesillere taşınması önemli bir nokta.

Büyükdere35 Art Gallery’nin koordinatörü Suay Aytaman, ikinci nesil koleksiyonerliğin öne çıktığını vurguluyor.
BÜYÜKDERE35 ART GALLERY: © BÜYÜKDERE35 ART GALLERY
One Arc Gallery’nin direktörü Pelin Angün, genç koleksiyoner oranını daha düşük görmekle birlikte bu konuda önemli değiniyor: “Koleksiyonerlerimizin yaklaşık yüzde 10’luk bir kesimi genç koleksiyonerler tarafından oluşuyor. Esasında genç sanatseverlerin çağdaş sanata ilgisi çok daha büyük bir yüzdeyi oluşturmakla birlikte, ülkemizde gençlerin harcama eğilimlerinin eğitim, barınma, evlenme gibi önceliklerle şekillenmesi, ilgilerinin doğrudan sanat eseri alımına dönüşmemesinde göze çarpan bir faktör.” Angün, gözlemlerine göre, pek çok genç ziyaretçinin olduğunu ve bu ziyaretçilerin bilgi ve ilgi yoğunluğuna rağmen, paylaştığı sebeplerle birçoğunun sanat koleksiyonerliğine henüz adım atma imkânı bulamadıklarının da altını çiziyor. Bir ara aşama olarak, bu ilginin zamanla ve takiple bilgiye dönüşmesi, gelecekte yeni, iyi koleksiyonerlerin ortaya çıkmasını sağlayacaktır.
Genel olarak, genç sanatseverlerin sanat koleksiyonculuğundaki payı artarken; sosyoekonomik ve kültürel etkenler bu artışın hızını belirlemede önemli bir rol oyuyor. Bu dinamiklere dayanan çıkarımlar, galerilerin farklı stratejiler geliştirmesine olanak sağlarken, genç kitlenin sanata katılımı üzerine kurumlara düşünme fırsatı sunuyor.
Genç sanat toplayıcılarının eser, sanatçı ve mecra seçim kriterleri
Sanat koleksiyonerliği, geçmişten günümüze toplumun farklı kesimlerinden ve yaş gruplarından kişilerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. Son yıllarda, genç sanat toplayıcılarının sayısındaki artış, sanat dünyasında önemli bir hareketlilik yaratırken merak da uyandırıyor. Bu yeni nesil koleksiyonerler, hem seçim kriterleri hem de satın alma alışkanlıklarıyla dikkat çekiyor. Galeriler ise, “Genç sanat toplayıcıları eser, sanatçı ve mecra seçimlerinde en çok nelere dikkat ediyor?” sorusu ışığında çeşitli eğilimleri değerlendirdi.
Pelin Angün, “genç sanat toplayıcılarının eser seçimlerinde genellikle fiyat, boyut, teknik, sanatçı popülerliği ve içerik gibi faktörlere dikkat ettiğini” belirtiyor. “Dijital platformların, genç koleksiyonerler için sanat dünyasına erişim ve çeşitlilik sağladığını” vurgulayan Angün, “çevrimiçi müzayedeler ve sanat pazaryerlerinin dünya çapındaki eserlere erişilebilir kıldığını” ifade ediyor. “Bu platformlar, koleksiyonerlere fiyat karşılaştırması yapma ve bilinçli seçimler yapma imkânı tanıyor.” Ayrıca, “Bilinçli bir genç koleksiyoner, uzun vadeli yatırım potansiyelini göz önünde bulundurabilir. Sanat piyasasını aktif bir şekilde takip ederek, gelecekte değer kazanabilecek sanatçı ve eserlere yatırım yapabilir,” diye ekliyor.
Bu yaş grubu, sanat piyasasını yakından takip ederek gelecekte değer kazanabilecek sanatçıların eserlerine yatırım yapabiliyor. Genç sanat toplayıcıları için erişilebilir fiyatlar ve eserin değer kazanma potansiyeli alım noktasındaki karar vermede belirleyici unsurlar arasında yer alıyor.
Aslı Sümer, “genç sanat toplayıcılarının eser ve mecra seçimlerinde fiyatın yanı sıra boyut, teknik özellikler ve sanatçının popülerliği gibi faktörlere de dikkat ettiğini” belirtiyor. Sümer’e göre, “çevrimiçi müzayedeler ve dijital platformlar üzerinden yapılan alımlar, genç koleksiyoncuların sıklıkla tercih ettiği yöntemlerden biri.” Dijitalleşme, genç sanatseverleri bu yolculuğa dahil etmede etkili bir yöntem olarak görülebilir.
Genç sanatseverler, sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanıyor. Özellikle Instagram’da hesabını aktif ve profesyonel bir şekilde yöneten sanatçılar, bu kuşağın dikkatini çekiyor. Takipleşme ve ihtiyaç duyulması halinde irtibata geçerek kurulan diyaloglar, hem sektördeki iletişimleri kuvvetlendiriyor hem de tanışıklıklar sağlıyor. Sanatçılar ve hatta sektör profesyonelleri, hesapları üzerinden yaptıkları nitelikli paylaşımlarla katma değer yaratabiliyor. Özellikle bağımsız çalışanlar için bu kanalların önem ve değeri daha da büyük diyebiliriz.

© ÖZHAN KAKIŞ
“Genç sanat toplayıcılarının, gelirlerine uygun sanat eserlerine yöneldiğini” belirtiyor, Özhan Kakış. “Bu grubun, özellikle genç sanatçılardan biricik eserler ya da özgün baskı teknikleriyle üretilmiş işleri tercih ettiğini” dile getiriyor. Kakış, “genç koleksiyonerlerin bu yaklaşımının, ileride daha büyük bütçeler ayırabilecekleri bir koleksiyonculuk sürecinin başlangıcını oluşturduğunu” vurguluyor. Esas olan ise, bu ilgiyi zaman içinde yöneterek geliştirmek.
“Şu an tanıdığımız koleksiyoner ailelerin bir alt kuşağı, daha bilinçli ve üst jenerasyondan farklı bir kaygıyla koleksiyon yapmaya başlıyor.”
Özhan Kakış

© ESENGÜL ÇELİK
Esengül Çelik, genç koleksiyonerlerin sanat eseri seçiminde ilk olarak “boyut ve fiyat gibi faktörlere odaklandığını” söylüyor. “Eserlerin fiyatlandırılmasında üretim süresi, kullanılan teknik ve malzeme gibi kriterlerin yanı sıra sanatçının kariyerinde aldığı yolun da etkili olduğunu” ifade eden Çelik, “bu nedenlerle genç koleksiyoncuların, genellikle küçük ebatlı ve daha düşük bütçeli eserleri tercih ettiğini” belirtiyor. Çelik, “genç koleksiyonerlerin farklı tekniklere ve çağdaş malzemelere daha açık olduğunu ve genç sanatçıların dikey koleksiyonlarını oluşturmanın bu grubun ilgisini çektiğini” vurguluyor. Çelik, “Genç sanat toplayıcılarının seçimlerinde bu faktörlerin yanı sıra kişisel zevkler, duygusal bağlar ve estetik tercihler de etkili olabiliyor,” diyor. Genç sanatseverlerin genç sanatçıları keşfederek onların yolculuklarına ortak olmaları, sanat piyasalarının da niteliğini geliştiren bir olgu. Ayrıca farklı dönemlerinden eserlere sahip olarak dikey koleksiyon sahibi olma imkânı da olası.

© MELİSSA ECE KÖPÜK
Melissa Ece Köpük “genç sanat toplayıcılarının seçimlerinin bireyin amacına ve anlayışına göre değişiklik gösterdiğini” belirtiyor. Bir grup genç koleksiyoner, eserlerle kurdukları duygusal bağ üzerinden satın alım yaparken, diğer bir grup ise eserin gelecekte maddi değerinin artırmasına odaklanıyor. Köpük, “ortalama bir ev için uygun boyutlardaki resimlerin ve edisyonlu eserlerin, fiyatlarının ulaşılabilir olması nedeniyle bu grupta daha sık tercih edildiğini” ifade ediyor. Ayrıca, “Sanatçının eserleriyle kurduğu bağ, sanatçının sosyal medya kullanımı ve sanatsal duruşuna duyulan ilginin bu tarz satın alımlarda etkili olduğunu düşünüyorum,” diye ekliyor. “Kişisel motivasyona bağlı olarak eserin fiyatı, dekoratif etkisi ve gelecekteki değer potansiyelinin sırasıyla etkili faktörler arasında yer aldığını” da dile getiriyor.
Benzer bir görüşle Suay Aytaman, “koleksiyonerliğin başlangıcında seçimlerin yaş faktöründen ziyade kişinin alım amacı, estetik algısı ve popüler kültür gibi etkenlerle şekillendiğini” belirtiyor. Günümüz dünyasında bu seçim kriterleri üzerinde sosyal medyanın etkisinin büyük olduğu bir kez daha rahatlıkla söylenebilir.

© BUĞRA UZUNÇELEBİ
Buğra Uzunçelebi ise, “Genç sanat toplayıcılarının malzeme, boyut vb. tek bir etkene bağlı kalarak alım yaptığını düşünmüyorum. Benim düşüncem daha önceden takip ettiği veya yeni keşfettiği bir sanatçının hoşuna giden ve bağ kurup sevebileceği bir eserini bütçeleri dahilinde edindikleri fikrine daha yakın,” diyor. “Genç sanat toplayıcılarının seçimlerinde beğeni ve eseri izlemekten keyif alma arzusunun temel motivasyon olduğunu” belirten Uzunçelebi, “bu grubun daha bireysel, bilinçli ve hisleriyle hareket etmeye meyilli olduklarını” ekliyor. Ayrıca, bu noktada, popüler sanatçıların eserlerini edinmek için yıllarca bekleyen genç koleksiyoncular olduğunu paylaşmak uygun olacaktır.
“Genç sanat toplayıcılarının seçimlerinde beğeni ve eseri izlemekten keyif alma arzusu temel motivasyon.”
Buğra Uzunçelebi
Kısaca, Y ve Z kuşakları sanat dünyasındaki yenilikçi yaklaşımları ve farklı seçim kriterleriyle koleksiyonculuğun sınırlarını genişletiyor. Dijital platformlardan faydalanma, çağdaş tekniklere açık olma ve kişisel bağ kurma gibi unsurlar, bu grubun koleksiyonculuk anlayışını şekillendiriyor.