Sanatçı Beeple geçtiğimiz kasım ayında ABD seçim gecesi partisi düzenledi; partide sosisli yeme yarışması, Beeple’ın muzip politik görsellerinin gösterildiği ekranlar, Kim Jong Un, Elon Musk ve elbette iki büyük partinin başkan adayları Kamala Harris ve Donald Trump gibi siyaset ve teknoloji liderlerinin tuhaf kauçuk maskelerini takan oyuncular da vardı. Christie’s 2021’deki müzayededeBeeple’ın“Everydays: The First 5.000 Days” (Her Gün: İlk 5000 Gün) adlı NFT (nitelikli fikrî tapu) çalışmasını 69,3 milyon dolara satınca, South Carolina’da yaşayan dijital sanatçı da yaşayan üçüncü en pahalı sanatçı olarak ün kazandı. Böylece Beeple, kripto topluluğunun sanat dünyasına yeni işlem, sanatçı ve davranış türleri getirerek sanat piyasasını altüst etme çabalarının yüzü oldu.
Ancak o parlak günlerden bu yana çok şey değişti. New York Üniversitesi görsel sanatlar yönetimi doçenti ve The Story of NFTs: Artists, Technology and Democracy (NFT’nin Hikâyesi: Sanatçılar, Teknoloji ve Demokrasi, 2023) kitabının eşyazarı Amy Whitaker bu değişimi şöyle ifade ediyor: “NFT piyasası PowerPoint’te gösterebileceğimiz en açık tablo: Soldan sağa doğru aşağı yönde giden bir eğri ve sonuç olarak ticaret hacminde yüzde 97 daralma.”
Kripto tezahüratları
Trump ve Musk gibi sağ kanattan isimler Beeple’ın alaycı, hoyrat karikatürlerine sık sık konu olsa da, sanatçı ve seçim partisine katılan konukları Trump’ın zaferini tezahüratlarla karşıladı. Bu coşkuları aslında kripto para topluluğunun, ikinci Trump döneminde bu piyasada daha olumlu düzenlemeler yapılacağı yönündeki beklentisini yansıtıyordu.
Kripto sektörünün önde gelen Super PAC’leri (siyasi eylem komiteleri) Trump’ın kampanyasına 130 milyon dolardan fazla bağış yaparken, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) mevcut başkanı Gary Gensler kriptoya karşı uyguladığı düzenlemeler nedeniyle istenmeyen kişi ilan edildi. SEC’in kripto paralar için daha fazla istisna içeren yeni düzenleyici çerçeveyi geliştirmek yerine mevcut yasaları uygulamasıyla birlikte Binance, Coinbase ve diğer kripto borsalarında büyük kayıplar yaşanmıştı.
NFT ticaretinde tipik olarak kullanılan kripto para birimi olan ethereum’un ve bitcoin’in değeri Trump’ın zaferinden sonra aniden yükseldi. Trump, SEC başkanlığına kripto para savunucusu Paul Atkins’i aday gösterirken, yeni kripto ve yapay zekâ çarlığı pozisyonu için eski PayPal yöneticisi David Sacks’ı seçti. Dünyanın en zengin insanı ve dogecoin kripto para biriminin destekçisi Elon Musk da yeni Hükümet Verimliliği Bakanlığı’nın (veya Doge) eşbaşkanı oldu.
Sanat piyasasının 2021’deki NFT çılgınlığından önce kripto patlaması yaşanmış ve bu patlamayı bir kripto girişimcisinin büyük satın alımı müjdelemişti. İkinci dalga NFT patlamasının yaklaştığını düşünmek mantıklı olabilir ama bazı uzmanlar ikinci Trump döneminde kripto sektöründe beklenen yasal uygulama eksikliğinin NFT’yi tamamen ortadan kaldırabileceğine inanıyor.
Willamette Üniversitesi profesörü ve Digital Fiat Currency Institute araştırma direktörü Rohan Grey’e göre, NFT piyasasında daha önce yaşanan baş döndürücü zirveye diğer kripto varlıkları, yani ilk dijital para arzlarını (initial coin offering; ICO) hedefleyen düzenlemeler sayesinde ulaşıldı. ICO, şirketlerin ilgilenen yatırımcılara bir şirket veya projedeki hisseye karşılık gelen miktarda kripto token verdiği fonlama şeklini ifade ediyor. 2017’de yeni girişimciler ve uygulama geliştiricileri projelerini fonlamak için yüzlerce milyon dolar değerinde coin toplamaya başlayınca ICO da popülerlik kazanmıştı.
Grey bunu şöyle açıklıyor: “Esasen hisse kayıt sürecine girmeden hisse veriyordu ama öyle büyük bir aldatmacaydı ki daha köklü kripto para birimlerinin itibarını da zedeledi. Sonra düzenleyici kurumların tepkisi geldi; kimsenin aklına, yine SEC tarafından düzenlenen IPO’ya (initial public offering; ilk halka arz) benzemeyen bir isim gelmediğini düşününce bu tepki pek de sürpriz sayılmazdı. İşte tam da bu noktada geçici bir çözüm olarak NFT ortaya çıktı.”
Kripto paralardan farklı olarak, NFT’ler “takas edilemiyor”, yani benzersiz. 100 NFT’yi yan yana koysanız her birinin farklı olduğunu görürsünüz, oysa kripto paraların hepsi aynıdır. Grey’e göre mantık şuydu: “Hisse senedi yapılsaydı hepsi aynı görünürdü ama bu hisse senetlerinin her biri benzersiz”.
2019’a gelindiğinde düzenleme ve yaptırımlar olgunlaştı ve SEC dijital bir varlığın ne zaman yatırım sözleşmesi ve dolayısıyla menkul kıymet olarak kabul edileceğine dair kılavuz yayımladı. SEC yine aynı yıl, ICO aracılığıyla milyarlar toplayan blok zinciri şirketi Block.one’a 24 milyon dolarlık para cezası verdi. Bir yıl sonra da NFT piyasası ivme kazanmaya başladı.
NFT’lerin bir başka temel özelliği olan sanatsal nitelikleri SEC tarafından düzenlenmelerini daha da zorlaştırıyor. Fikrî mülkiyet üzerine çalışan Kentucky Üniversitesi hukuk profesörü ve sanatçı Brian Frye, “Kripto piyasasındaki diğer varlıklarda olmayan içerik, anlam ve ifade dili NFT’lerde var,” diyor. “NFT piyasası, farklı türde çıkarları olan farklı bir insan grubundan oluştuğu için yasal açıdan kripto dünyasına da faydası dokunuyor. Bu da kripto topluluğuna döviz, coin ve borsa gibi olağan kripto piyasalarında benzeri olmayabilecek bir kaldıraç sunma potansiyeli taşıyor.”
Kaybedilen avantaj
Ancak NFT’ler özellikle düzenlenmeleri zor olduğu için kripto sektörüne fayda sağlıyorsa kullanım süreleri dolmak üzere olabilir. Sektör, Trump yönetiminde SEC’in mevcut düzenleyici çerçeveleri uygulama konusunda hiç de istekli olmayacağını öngörüyor.
Oysa Trump’ın kendisi de dört NFT serisi sattı ve sonuncusunu geçtiğimiz ağustos ayında yaptığı bu satışlarla kampanyası için milyonlarca dolar topladı. Trump, NFT’lerden birinde, önünde “Crypto President” (Kripto Başkanı) yazısının bulunduğu süper kahraman kostümüyle görülüyordu. Kimi alıcılar bu satışlar için ödül kazanırken, ödüller arasında Mar-a-Lago’da Trump’la akşam yemeği ve kokteyl ya da Trump’ın sınırlı üretim altın renkli spor ayakkabısı da bulunuyordu. Fakat bu ödüller tamamen şans eseri verildiği için pazarlama avukatı Robert Laplaca Trump’ın NFT promosyonunun yasadışı olabileceğini öne sürdü.
Laplace bu iddiasını şöyle açıkladı: “‘Stoklarla sınırlı’ şeklinde tanımlanan bu promosyonlar yasal olabilir ama burada dikkat etmemiz gereken şey stoklarla sınırlı olanın orijinal NFT’ler değil, ek özel hediyeler olması. Çünkü bu sınırlı ek ürünlerden kazanma şansı yakalamak için NFT satın almanız gerekiyor ve bu da piyango sorunlarına yol açıyor. Bu ek ödüller ücretsiz/ödemesiz bir yöntemle verilmediği sürece promosyon yasadışı piyango olarak değerlendirilebilir.”
Peki bir başkan adayının NFT ve kripto para kullanarak yasal açıdan şüpheli yollarla kampanyasına fon toplaması sektör için ne anlama geliyor? Whitaker, bunu NFT için ölüm çanlarının çaldığının bir başka göstergesi olarak görüyor.
“İnsanların bu tür denemeler yapması için net bir yapı gerekir; burada netlikten kastım, denetimin de ötesinde NFT’lerin Howey Testi’ni geçmeden keşfedilip geliştirilme imkânının olup olmadığı.” Howey Testi, hangi işlemlerin SEC tarafından düzenlenen yatırım sözleşmesi olarak kabul edileceğini belirliyor.
NFT piyasasının büyümesinin nedeni en azından kısmen bazı düzenlemelere geçici çözüm sunması olabilir. Fakat düzenleyici uygulamalarla ilgili eksiklik sektörde dolandırıcılık (rug-pull) ve saadet zinciri (Ponzi sistemi) gibi tehlikeler yaratıyor. Dolayısıyla kripto paralar yükselişte olsa da, NFT’ler tıpkı kendilerinden önce gelen ICO’lar gibi güvenilmez kripto uygulamalarının kalıntıları olarak bu yükselişin gerisinde kalabilir.
Yine de bu durum kripto topluluğunun sanat dünyasıyla ilişkisini kestiği anlamına gelmiyor. Christie’s ve Sotheby’s gibi müzayede evleri dijital sanat satışları düzenlemeye devam ediyor ve bazı analog eserler için kripto paralarla ödeme yapılmasını kabul ediyor; örneğin Maurizio Cattelan’ın “The Comedian” (Komedyen, 2019) adlı eseri kasım ayında Sotheby’s’te kripto yatırımcısı Justin Sun tarafından 6,2 milyon dolara satın alındı. Ayrıca müzeler de Anne Spalter ve Etiyopyalı sanatçı kolektifi Yatreda gibi sanatçılardan NFT satın almaya başladı.
Kripto girişim sermayedarı ve müzelerde dijital sanat girişimlerini destekleyen 1of1 Collection’ın kurucusu Ryan Zurrer, “NFT kullanan en iyi dijital birkaç sanatçıyla kurumlar arasında birçok bağlantı kuruldu ve bu bağlantıların domino etkisi yarattığını görebiliyoruz,” diyor. Zurrer şöyle devam ediyor: “2017-2022 döneminde üretilenlerin yüzde 95’i değerini neredeyse tamamen yitirdi. Ancak kalan yüzde 5’lik üst dilim önümüzdeki yıllarda gelişmeye devam edecek.”